|
OYUMUN RENGİNE,10 KASIM AKŞAMI İNANDIĞIM TÜM DOSTLARIM İMZALARINI ATACAKLAR…
Geçen ayki bu köşemden sizlere yazdığım yazıma ilginç bir başlık koymuş ’’HER
YAĞMUR VE FIRTINA, ARDINDAN GÜNEŞİ GETİRİR’’ demiştim… Gerçekten de sıkıntılı
bir dönem yaşadım, kutsal ramazan ayı boyunca…
Belediye Başkanı kardeşim Sayın Muharrem Ergül ve tüm Beykoz Belediyesinin saygı
değer mensuplarının katkıları ile hazırladığım’’ESKİ RAMAZANLAR VE ESKİ
USTALAR’’ adlı gösterilerim, ne yazık ki beklediğim ilgiyi göremedi… Suç
kimdeydi pek bilemem ama; sergilediğim değer biçilmez belgeler ne yazık ki,
vefasız sanat yağmurları altında sırılsıklam oldu… Beni de ıslattı bu vefasız
sanat yağmurları, büyük emeklerle beslediğim sanat dolu yıllarımı da…
Bu çok ciddi ve gerçek sanatla yoğrulmuş ve de bir daha izlenmesi imkânsız
değeri biçilmez gösterilerimi; iki elin sayısını az çok aşan Beykozlu gerçek
sanatseverler, değerli Belediye Başkanım Muharrem Ergül ve değerli eşleri
izlediler…
BEN NANKÖR DEĞİLİM…
Ramazan bayramının ardından, önemli bir borç ödemem gerektiğine inandım ve bu
borcumu, gazetem DOĞUŞ’un internet sitesi aracılığı ile tüm Beykozlulara
duyurdum… Bundan böyle beni ve sanatımı anlayabilen insanların yanında olacak,
sadece ve sadece onlara hizmet edecektim…
İnternetteki bu yazımı aynen şöyle bitiriyordum:
‘’ Evet, yıllar sonra, ilk kez oyumun rengini açıklıyorum… Oyum AK’tı… Ve ben
bundan böyle kim ne derse desin; kim ne düşünürse düşünsün, benim için önemli
olan Muharrem Ergül’ün sanata ve sanatçıya verdiği değerdi…
Ve yine benim için önemli olan; sanata ve ülkemiz sanatçısına; eğitimine
kültürüne, insana ve de insan sağlığına önem verilmesiydi… Beni ve sanatı
sevdiklerine inandığım Tayyip Erdoğan, Kadir Topbaş, Tülin Ersöz ve Muharrem
Ergül taraftarlarının yanındayım bundan böyle…
Her zaman olduğu gibi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde, sanat ve sanat sevenlerin
yanında…’’
DOSTUMU, DÜŞMANIMI ANLADIM…
Bu kararımdan sonra yazımı okuyanlar; adeta vatan haini ilan ettiler beni, bir
tek canlı canlı mezara sokmadıkları kaldı… Bu canlı ölü gömücüler içinde;
değerli Muharrem Ergül’ün arkasında olanlar da vardı, en yakın dostlarım da…
Ve ne mutlu bana; Allah, tüm yaşadığım yağmur ve fırtınaların ardından doğan
pırıl pırıl güneşleri de gösterdi… İnternetteki yazımın sonunda’’Her zaman
olduğu gibi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde, sanat ve sanatseverlerin
yanındayım’’ demiştim…
BU SÖZÜMÜ TUTMALIYDIM
Önümüzde 10 Kasım günü vardı… Büyük Atatürk’ümüz 70.ölüm yıldönümünde, her zaman
olduğu gibi yeniden bir güneş gibi doğmalı, tüm ülkemizi yeniden
aydınlatmalıydı… Beykoz’umuz adına da, Feridun Karakaya Tiyatromuzda doğmalıydı
bu güneş…
Bu düşüncemi ilk kez, benimle aynı duyguları taşıyan Muharrem Ergül kardeşimle
konuştum… Sonra sanat ve Atatürk adına yardımcıları ve de Beykoz Musiki Derneği
Şefi Sayın Nevin Çalışkan ile…
Hepimiz aynı duyguları taşıyorduk…İlk bölümde arşivim ve anılarımla Safiye Ayla,Bedia
Muvahhid ,Müzeyyen Senar,Vasfı Rıza Zobu konuk olacaklardı geceye…İkinci bölümde
de; Sayın Nevin Çalışkan yönetimindeki Beykoz Musiki Derneği’nin değerli
mensupları ile ‘’Atatürk’ün Sevdiği Şarkılar’’ı seslendireceğiz…Elbette ki , tüm
ATATÜRK seven Beykozluların eşliğinde ….
Hazır olun değerli okurlarım…10 Kasım 2008 pazartesi 20.30 ‘da Anadoluhisar’ı
Feridun Karakaya sahnesinde buluşuyoruz…
Hiçbir zaman gönüllerimizdeki ışığı tükenmeyecek olan ATATÜRK’ümüzü, yeniden
anacak ve alkışlayacağız…
Saygı ve Sevgilerimle… |
Oyumun
rengini açıklıyorum |