|
Türk
filmlerinin "kemik" bir izleyici kitlesi var. Ülkü Erakalın'ın projesi onlara
ilaç gibi gelecek
Kolayca fark ettiğiniz gibi bugün sayfamızda nostaljik tonlar ağırlıkta. Ediz
Hun, Yusuf Sezgin ve Hülya Koçyiğit'in "başrolde" olduğu haber ve yorumlarla
karşınızdayım. Belki tesadüf, belki de günümüzden umudu kesip, "değerleri"
mazide arama zorunluluğu, belki de eskisinden daha hızla yaşlandığımın bir
işaretidir, kim bilir? Sebep her ne olursa olsun, eskiyi anmak güzel.
Hele yaşları ilerlediği halde hala bu ülkenin sanat değirmenine kova kova su
taşıyan sanatçılar olduğunu görmek daha da güzel. Ülkü Erakalın, Yeşilçam'ı
Yeşilçam yapan, belki de ömrünün son anına kadar "bir öncekinden daha
iyisini üretmek için" çaba harcayan, nüfus kağıdı eski ama yaratıcılığı,
üretkenliği, çalışkanlığı hep "sıfır kilometrede" bir yönetmendir. Şimdilerde
unutulmaz 10 Türk filmini TRT için yeniden çekiyor. Hem de bir dönem Yeşilçam'a
damga vuran efsane oyunculardan oluşturduğu kadrolarla birlikte... Erakalın
1960-70 yılları arasında çektiği Dudaktan Kalbe, Veda Busesi, Kanlı Nigar, İki
Sürgün Arasında, Gözleri Ömre Bedel, Paydos, Kadın Severse, Üvey Ana, Ölmüş Bir
Kadının Mektupları ve Hepimiz Kardeşiz adlı filmlere yeniden can veriyor.
Serinin ilk filmi "Paydos" un çekimleri ise tamamlandı. Başrollerde Ediz Hun ve
Selma Güneri var... Bir zamanların jön ve jöndam'ı şimdi "daha olgun"
karakterleri canlandırmak üzere kamera karşısında. Ama yüzlerine inat,
yüreklerinde en ufak bir kırışıklık yok. Oyunculuk heyecanları dipdiri,
pürüzsüz... "Nerede o eski Türk filmleri?" diye iç geçirenler, umutsuzluğa
kapılmayın. Hepsi TRT'de... Hem de pırıl pırıl, gıcır gıcır... "Pek Yakında"...
|