|
|
Hafta dediğin yedi gün... “Gözünü aç kapa aç kapa”
derken bir de bakmışsın yıllar geçiyor... Günler, saatler ve saniyeler, su
örneği akıp geçiyor... İyi ki zaman birimi var da “su” kelimesini unutmuyoruz.
Yoksa böyle gider, beklenen yağmurlar beklenen zamanlarda yağmazsa, çok yakında
su ile ilgili tüm tanımları da unutacağız.
Böylece “su” ile ilgili felsefemizi tamamladıktan sonra yazımıza başlayalım...
Ben yine bu hafta ne yazacağım konusunda zaman zaman olduğum gibi kararsız
kaldım.
ÖNCE SEÇİMLERDEN BAŞLAYALIM
“Su” sorunumuza şöyle kısaca bir değindikten sonra seçimlere göz atalım
istiyorum, her zaman olduğu gibi gözlerimiz kapalı...
Zaten ne zaman ve hangi işimizi gözü açık yaptık ki bugüne kadar? Yıllar boyu
gözlerimizi hep kapadık ve hep uyuduk... Ya da işimize öyle geldiği için hep
uyur gibi yaptık...
22 Temmuz’da genel seçimlerimiz var. Şu an yazısını okuduğunuz, yılların fakiri
bendenizin vatandaşlık hayatından politikacı olarak kimler geldi, kimler
geçti...
BÜYÜK ATAMIZ HARİÇ
Ne İnönüler, ne Celal Bayarlar, ne Menderesler, ne Türkeşler, ne Ecevitler, ne
Çillerler, ne hacılar, ne hocalar ve ne de Erdoğanlar...
Ajda Pekkan şarkısı örneği “ hiç biri senin kadar sevilmedi” dedik hepsine, ne
yalanlar söyledik, ne ilan-ı aşklar ettik ve de ne umutlar bağladık... Elbette
ki bu bağlanan umutların sonunda da hep gözyaşı döktük ve de hep salya sümük,
hep hüngür hüngür ağladık...
ARTIK UYANIN
Evet, haykırıyorum artık... Geçmişi örnek alın ve uyanın diye, sesimi tüm
uyuyanlara duyurmak için haykırıyorum...
Fedakarlık yine biz vatandaşlara düşüyor. Ve yine “tuzağa düşelim ve de yine
uyuyalım” diye, seçimleri bu kez olmadık bir zamana, yazın ortasına aldılar...
Evet, yine biz garibanlara düşüyor fedakarlık... Tatili, denizi, gezmeyi,
eğlenmeyi bir kenara bırakıp doğru sandık başına... Ama şimdi daha da dikkatli
olun n’olur ! Çünkü iş sadece sandık başına gitmekle kalmıyor...
Önemli olan sandık başına gidip kimi seçeceğin... Meydanlarda binbir entrikalar
çeviren hokkabazlara ve sihirbazlara aldanmayın... Onlar gözlerimizi kapatmak ve
bizleri uyutmak için ne palavralar atıp ne dümenler çevirecekler... Atacakları
binbir yalanlara aldanıp sakın gözlerinizi boyatmayın onlara...
Karşımıza geçip kendilerini birer melek gibi gösterecek ve işleri sadece ve
sadece yalan satmak olan bu politikacılara aldanmayın... Ve yıllar boyu o ünlü
meclis sıralarından, kimlerin gelip kimlerin geçtiğini unutmayın!
TEK TEK İNCELEYİN ONLARI
Tüm pisliklerini ve tüm güzelliklerini ortaya dökün ve öyle seçin onları... Bu
bir fırsattır ve ne olur iyi değerlendirin bu fırsatı... Size verilen tek
imkanı, sandık başlarında bizlere verilen bu dakikaları iyi değerlendirip
seçimlerinizi büyük bir dikkat ve titizlikle yapın. Sonuçta da, başımızda kalan
son saç tellerini kafamızı yeniden taşlara vurarak yolmak zorunda bırakmayın.
Aman dikkat... Hem de çok dikkat...
SANATTA DA SEÇİM
Bir ülkenin başarısındaki en önemli öğelerden birisi de sanatçıları
seçmenizdir...
Ne yazık ki mecliste seçtiğimiz veya seçemediğimiz yöneticiler gibi,
sanatçılarımızı da iyi seçemiyoruz. Hemen alkışlıyor, hemen ödüllendiriyor,
hemen baştacı edip hemen şımartıyoruz onları da... Televizyonlarımız yine
rezaletti geçtiğimiz hafta... Bülent Ersoy’lar, İbrahim Tatlıses’ler, Hilal
Cebeci’ler, Yeşim Salkımlar, Oray Eğin’ler ve saygım nedeniyle isim vermekten
utanç duyduğum şarkı hırsızları...
BEN HALA ÇÖZEMEDİM
Birer rezalet, birer utanç kaynağı, birer cehalet, birer tuzak olan pek çok
yarışma programları karşısında “RTÜK” denen ceza mekanizması neden işlemiyor,
neden seslerini çıkarmıyor bu kurumun başındaki insanlar?
Elbet bu arada “sanat” adına mutluluk veren olaylara da şahit oluyoruz...
Hürriyet Gazetesi’nin geleneksel “ALTIN KELEBEK” ödülleri 34. yılını kutladı ve
34. kez yılın sanatçılarını seçti geçtiğimiz hafta...
SONUÇLAR ÇOK SAYGILI
Bu karmakarışık ve rezaletlerle dolu TV ortamında “Altın Kelebek” ler,
gerçekten değen sanatçıların üzerine kondu.
Her zaman isimlerini duyduğumuz kişilerin yanısıra ödül alan sanatçıların
arasında; Yıldız Kenter, Erol Günaydın, Gazanfer Özcan, Haldun Dormen, Metin
Akpınar, Zeki Alasya, Nejat Uygur, Suna Pekuysal, Zeliha Berksoy, Gülriz Sururi,
Nedret Güvenç ve Macide Tanır’ın da bulunması beni çok ama pek çok mutlu etti.
Hakları olan alkışları, izleyicilerinden dakikalarca ve uzun uzun aldılar. Ve de
onların bu saygı dolu alkışları kulaklarımda uzun uzun çınladıkça “biz bugüne
kadar kimleri alkışlıyor muşuz?” diye düşünmekten de kendimi alamadım.
AMAN DİKKAT
Seçimlerimize her zaman dikkat... Gerek özel hayatlarımızda, gerekse
sanatçılarımızda dikkat...
Ama öncelikle 22 Temmuz’daki seçimlerimize en çok dikkat... Bence 22 Temmuz’daki
sandık başı seçimimiz, vatanımız adına seçimlerin en kutsalı ve en önemlisi...
| |
 |
 |
|