Açtım ağzımı yumdum gözümü

Bu toplumda insan gibi dürüst, mert ve sağlam yaşamak isteyen her kişinin bazen böyle yapması gerekiyor. Sabah Gazetesi’nin önemli yazarlarından Ece Saruhan, “Yıldızlar Gökte Yaşar” adlı oyunumu izlemeye geldi. Ve oyundan sonra da fazlasıyla etkilenmiş olacak ki, benden gazetesi adına bir söyleşi rica etti.

Dosttu, sıcaktı ve sanatseverdi Sevgili Ece Saruhan, kıramadım onu, tiyatroda buluşup dilediği söyleşiyi yaptık beraberce... Öyle güzel sorular hazırlamıştı ki bana, ki bu sonucu Sevgili Ece Saruhan hazırlamış oldu ve sonuçta söyleşi boyu bana açtırdı ağzımı, yumdurdu gözlerimi... Şimdi sizlere 28 Şubat 2008 Pazartesi günü Sabah Gazetesi’nde yayınlanmış söyleşinin bazı bölümlerini aktarmak istiyorum. Buyrun bana sorulan soruları ve verdiğim cevapları hep birlikte okuyalım.

SÖYLEŞİ BAŞLIYOR

Neden oyunun adı Yıldızlar Gökte Yaşar?

Bana göre eser bırakan insanlar ölümsüzdür ve onlar birer yıldız olarak gökyüzünde yaşarlar. Oyunumda, gökyüzündeki parlak yıldızları anlatıyorum.

Oyun, sözleri ve müziği size ait olan bir sinema şarkısıyla başlıyor. “ Bir sinema şeridi bu, kimler geldi kimler geçti, kimi yıldız kimi hiçti” diyorsunuz bu şarkıda... Kim bu yıldızlar ve hiçler?

Bu şarkıyı yapmak Türk sinemasına borcumdu. Sinemadan gerçekten çok dolu olanlar da geçti, boş olanlar da... Bugün boşlar daha çok... Hiç olanları sinema tarihine bırakalım ama star dediğimizde benim aklıma ilk gelen Türkan Şoray... Hülya Koçyiğit, Filiz Akın ve Fatma Girik de çok iyi oyunculardır.

DÖRT YAPRAKLI YONCA

Onların yeri başka mı yani?

Aslında o yoncayı beş yapraklı yapmak lazım. Ben Selda Alkor’u da bu gruba katıyorum. Erkeklerden de Ayhan Işık’ın çok başka bir ışığı vardı, girdiği her yerde “ben aktörüm” diye bağırırdı. Ediz Hun da kendi kulvarında bir başkadır. Ama yine de Türkan Şoray, Türk Sineması’nın en büyük yıldızıdır bana göre...

Konservatuvarlı biri olarak müzikteki assolistlik tartışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Petek Dinçöz assolist mi sizce? Son assolist kim?

Petek assolist olur mu hiç! Komik! Yaşayan son assolist Muazzez Abacı...

Peki ya Bülent Ersoy?

Bülent Ersoy 2-3 yıldır assolistlik yapmıyor, jüri üyeliği yapıyor. Popstar Alaturka’da resmen şarlatanlık yapıyor. Giydiği kıyafetler nedir öyle? Sen assolist misin ki çıkıyorsun oraya? Assolistliğini tuvaletleriyle tatmin ediyor, sesiyle değil... Programda onun oturduğu yere özel ışık koymuşlar... Ne sağa kımıldıyor, ne de sola... Bazen kamera yandan alıyor yüzünü ve ortaya iğrenç bir yüz çıkıyor. Dua etsin o ışıkçıya, sayesinde taşbebek gibi oturuyor. Bir de sürekli nota okuyup o çocukları ezmiyor mu, “ben konservatuvarlıyım” demiyor mu? Kendisi “Üsküdar Musiki Cemiyeti”ndendir. Orası çok iyi bir kurumdur ama konservatuvar değildir. Bülent artık aldı başını gidiyor. Aslında bir imza bırakmak istiyorsa bir konservatuvar açsın, hayır konserleri versin.

Son assolist dediğiniz Muazze Abacı’da jüri üyeliği yapıyor ama...

O programda hazmedemediğim şey, Seda Sayan ile İbrahim Tatlıses’in sahneye Muazzez Abacı’dan sonra çıkmaları... O bir dev... Diğer ikisi onun yanında nasıl kral ve kraliçe gibi çıkabilirler ki sahneye? Bir de hakaret ediyorlar kadıncağıza... Hiç dediğim bunlar işte... Hadi İbrahim Tatlıses eşsiz bir ses... Ama Seda Sayan bugüne kadar ne yaptı ki sanat adına “yetiş bacım”cılık oynamaktan başka...

YENİLERİN HİÇBİRİ KOMEDYEN DEĞİL

Oyunda Nejat Uygur’un yazdığı bir şiiri de okuyorsunuz. “Komik güldürür, güldürür de; kendisi hiç gülmeden gider” diyor şiir... Şimdiki komedyenler hem güldürüyor hem de çok iyi gülüyor...

Onları komedyen olarak görmüyorum, onlar sadece şov yapıyor. Belden aşağı espriye herkes güler. Münir Özkul gibi yüzüyle güldürmektir önemli olan. Yenilerin hepsinde bir şımarıklık var. Bırakın sizi başkaları takdir etsin. Oşahan Gökbakar “bilmemne İvedik” oldu en son... Sakal takmalar falan... Nedir bunlar? Filmi görmedim ama resimleri bile itti beni. Ne komedi yapar ki o? Münir Özkul ile ya da Nejat Uygur ile mimik olarak bu çocuğu, Cem Yılmaz’ı ya da Yılmaz Erdoğan’ı kıyaslamanız mümkün olabilir mi?

SONUÇ

Bu söyleşimi sizlerle bölüşmem çok da iyi oldu doğrusu. Bu yazı ile ilgili pek çok dostumdan kutlama mesajları ve telefonlar aldım. “Bizim düşünüp de söyleyemediklerimizi sen aktarmışsın sanatseverlere” diyorlardı.

Sizler cevaplarımızı nasıl buldunuz bilemiyorum ama ben içim döktüğüm için kuş gibi rahatladım doğrusu... İnanın bana ve yapın lütfen...

Sizler de ne konuda olursa olsun bunaldığınız zamanlar, açın ağızlarınızı yumun gözlerinizi...

Vallahi çok iyi oluyor...

Açtım ağzımı yumdum gözümü
Ergül ile söyleşi
Ali Bilir il söyleşi
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
   

 Ulkuerakalin.com © 2008 Her türlü telif hakkı Ülkü ERAKALIN'A aittir. İzinsiz kopyalanamaz kaynak gösterilmeden kullanılamaz!